Kadınların Açılıp Saçılması

Hamd alemleri Rabbi olan Allah içindir, Salât ve selâm Allah Rasulüne,âilesine, ashâbına ve onun yoluyla hidayet bulanlara olsun. İmdi; Muhakkak Yüce Allah’ın kullarına yaptığı en büyük nimet İslam nimeti ve insanların en hayırlısı olan Peygamberin ﷺ getirdiği şeriatına uymaktır. Bunun sebebi bu şeriatın hem dünyada hem de ahirette bir çok hayrı, mutluluğu, başarıyı ve kıyamette bu şeriata tutunduğunda, bu yolda ve bu sağlam metoda göre yaşayanlara kurtuluş vesile olduğu içindir.

Muhakkak İslam kadının kerametini ve şerefini muhafaza etmek için geldi, onu layık olduğu yere yerleştirdi, onu kötüleyen ve bu şerefine zarar veren ve bunu bozan davranışlardan uzaklaşmasını teşvik etmektedir. Bundan dolayı kadının yabancı bir erkekle yalnız kalmasını ve tek başına sefere çıkmasını haram kıldı. Kadınları, Yüce Allah’ın cahiliye olarak nitelediği ve kınadığı açılıp süslenmekten de kadını yasakladı, çünkü bu kadınlar için fitne ve fahşiyete vesile olmaktadır. Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu gibi: { Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın }. Ayette geçen ‘Teberruüc’ kelimesi: Güzelliklerini ve cazibe verici yerlerini ortaya çıkarmaktır.

Kadınları yabancı erkeklerle karışmaktan ve konuşurken muhatabına karşı kırıtmalı bir şekilde konuşmaktan kesin olarak men etti, bunu yapmak, fitneye ve çirkefliğe umut oluşturduğundan ve bu kötülüğe sebep olmaktadır, Yüce Allah şu ayette buyurduğu gibi:  { Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah’tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin }. Burada ki Hastalık şehvet hastalığıdır.

Aynı şekilde elbisesinde de edepli olmasını ve abasını (örtüsünü) üzerine atmasını emretti, çünkü bunda kadını koruma ve herkesin kalbi için temizleme vardır, Yüce Allah şöyle buyuruyor:  { Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir }. Ve Allah sübhanehu ve Te’âlâ şöyle buyurmuştur:  { Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır }. 

Sahabe kadınları ve mü’minlerin anneleri Yüce Allah’ın ve Resulünün emirlerine uyarak yabancı erkeklere karşı tesettüre ve hicaba büründüler, Ebu Davud sahih bir senetle Ummu Seleme’den (Radi Allahu anha) rivayet ettiği hadiste, Ummu Seleme şöyle dedi:  “Bu ayet (örtünme ayeti) inince, Ensar kadın­ları dışarıya çıktılar. San­ki baş örtülerinden dolayı başlarında (siyah) kargalar varmış gibiydi ve üzerlerinde giydikleri siyah giysiler vardı.

 İmam Ahmed ve Ebu Davud ve İbn-i Mace bu hadisi Mü’minlerin annesi Aişe (Radi Allahu anha) şöyle dedi:  “Biz Rasûlüllah ﷺ ile beraber ihramlı iken binekli insanlar yanımızdan geçiyordu. Bize yaklaştıkları zaman, her birimiz başındaki örtüleri yüzlerine salıveriyordu. Bizi geçtikleri zaman onu açıyorduk.” Mü’minlerin annesi Aişe (Radi Allahu anha) din, ilim, ahlak ve edep olarak kadınların en mükemmelidir, Peygamberimiz ﷺ onun hakkında şöyle buyurmuştur:  “Aişe’nin diğer kadınlara üstünlüğü, seridin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir.” Hadiste geçen ‘serit’ kelimesi: Et ve ekmektir.

Resulullah ﷺ kadınlara bayram namazına gitmelerini emredince dedik ki: “Ya Resulullah, bizden birimizin örtüsü olmuyor“. Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:  “Kız kardeşi ona örtüsünden giydirsin.” Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etti, Bu hadisten şu anlaşılıyor ki: Normal ve alışıla gelen sahabe kadınlarının abası olmadan dışarı çıkmadıklarıdır, Peygamberimiz ﷺ kadınların abasız olarak çıkmasını yasakladı. Çünkü bu kadınlar için fitne ve fesat kapasını kapatma bakımından daha etkilidir, bu herkesin kalbinin temiz olması için daha iyidir. Onlar en hayırlı asırda yaşadıkları halde ve onlar iman bakımından en güçlü oldukları halde ve şüphe ve iftiradan en uzak insanlar oldukları halde durum bu ise o zaman onlardan sonra gelenlerin durumu örtünmeye daha muhtaçtır.

Sahiheyn’de Aişe’den (Radi Allahu anha) gelen bir hadiste, Aişe şöyle dedi: ” Rasûlüllah ﷺ sabah namazını kılıyor ve mü’min kadınlar da örtüleriyle örtülü bir halde Onunla birlikte sabah namazında bulunuyorlardı. Sonra karanlık nedeniyle onları kimse tanımadan evlerine dönüyorlardı.” Bu hadis, aba ve tesettürün yüce Allah yanında en hayırlı asır olan, en şerefli olan, ahlakı en yüksek olan, edep olarak en mükemmeli olan, amel bakımından en olgun amele sahip olan ve kendilerinden sonra gelen Saliha kadınlar için örnek olan sahabe eşlerinin adetleri olduğudur.

Bu bilindikten sonra, bu zamanda ki kadınların açılması, süslenmesi ve hicap emrini kolay bir emir olarak görmeleri, yabancılara güzelliklerini açıkça göstermeleri, çarşıya kendini güzelleştirerek ve kendilerine koku sürünerek çıkmaları şeriatın emine ve selefi Salihinin üzerinde olduğu şeye aykırı bir şeydir, bu münker ve günah bir şeydir, işleri elinde tutan liderler, alimler ve şeref sahibi kişiler bu durumu herkes kendi güçleri ve takatleri ölçüsünde ve elinde olan vasıtalarla bu münkeri ortadan kaldırmaya vesile olacak şeyleri kullanarak bunu böyle bırakmaması ve değiştirmesi vaciptir, kadınları hicaba ve tesettüre göre yöneltmesi gerekir, kadınlarda edepli ve vakarlı elbiseler giymesi ve çarşı pazarda erkeklerle izdihama yol açacak şekilde çıkmamaları gerekir.

Bu zamanda ki insanları ortaya çıkardığı münker ve günahtan birisi de: Düğün için bir platformun ortaya konulması ve gelin ve damadın herkesin içinde ve misafir olarak gelen açık saçık kadınların içinde ve huzurunda o platformun üzerinde oturması, bazen de kız ve erkeğin akrabalarından kadın ve erkekler orada bulunuyor, sağlam fıtrat sahibi olan kişilere ve dinde gayretli olanlara bu işin bir çok fesadı barındırdığı ve yabancı erkeklerin kendini süslemiş kadınları göreceği ve onları müşahede edeceği gizli kalmaz. Aynı şekilde bu durumun vahim sonuçlar doğuracağı onlara gizli kalmaz. Kadın toplumunu şeriata aykırı olan bu durumdan koruma ve fitnenin kökünü kesmek için bunları ortadan kaldırılması ve bunu yasaklamak vaciptir.

Ben bu şehirde ki ve diğer şehirde ki bütün Müslüman kardeşlerime Yüce Allah’tan korkmasını ve her şeyde Yüce Allah’ın şeriatına bağlı kalmasına ve yasakladığı ve haram kıldığı her şeyden sakınmasını ve düğünlerde ve başka yerlerde kötülüğe götüren şerli ve fesat olan şeylerden uzaklaşmasını isterim, bunu Yüce Allah’ın razı olduğu şeye uyarak ve razı olmadığı, kızdığı ve ceza verdiği şeylere götüren sebeplerden uzaklaşarak yapmasını isterim.

Yüce Allah’tan bütün Müslümanlara, Şerefli kitabına uymayı nasip etmesini ve peygamberiniz ﷺ’in sünnetine uymayı nasip etmesini, bizi fitne ve nefsin şehvet ve sapkınlıklarından korumasını, bize hakkı gösterip hakka uymayı ve batılı görüp batıldan uzaklaşmayı nasip etsin, O kendisinden istenilenlerin en hayırlısıdır.

Allah, peygamberimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ve selam etsin.

Kaynak : Şeyh Bin-Baz Fetvaları (alifta.gov.sa)

Diğer Yazılar

İncil’i okumanın hükmü nedir?

Soru: Kur’an okuyan birisinin, İncil’i de okumasının hükmü nedir? Bu iş haram mı yoksa helal midir? (incil okumak caiz midir) Cevap: Kur’an’dan önce indirilen

Selefin Yöneticilere Karşı Çıkma Uslubu

Soru: Minberlerden yöneticileri eleştirmek selefin yolu mudur? Selefin yöneticilere nasihatı nasıldı? Cevap: Yöneticilerin ayıplarını yaymak ve bunları minberlerlerde gündeme getirmek selefin yolu degildir. Çünkü

Hariciler ve Selefiler Farklıdır

Soru : Haricilerin akidesi selefi akidesidir, yani “hariciler selefidir” diyenlere cevabınız nedir? Cevap : Bu söz batıldır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, hariciler hakkında