ibn teymiyye mevlid kandili

[…] Yoksa bayramlar ve anma günleri birer şeriat kurumlarıdırlar. Buna göre Allah tarafından bildirilenleri kutlanır, değilse dinde yeri olmayan bayram ve anma günü icad edilmez.

Bu tip bir olay da bazı kimselerin, ya İsa aleyhi selam’ın doğum gününü yıldönümü olarak kutlayan hristiyanlara özenerek veya Peygamberimize karşı duydukları sevgi ve saygıyı dile getirmek için O’nun doğum gününü anmalarıdır. Allah böylelerine, Peygamberimize karşı besledikleri sevgiden ve içtihadlarını mesned edinmiş olmalarından dolayı sevap bağışlayabilir, yoksa işledikleri bid’attan dolayı değil. Üstelik Peygamberimizin hangi gün doğduğu kesinlikle belli değil, müslümanlar arasında tartışmalı bir meseledir.

İlk dönem müslümanları (selefler), geçerli sebebi varolduğu (Peygamber sevgisi) ve önleyici hiçbir engeli bulunmadığı halde bu günü ne anmışlar ve ne de kutlamışlardır. Eğer anma töreni sırf hayırdan ibaret olsaydı veya hayır tarafı zararından daha baskın olsaydı, ilk dönem müslümanlarının onu bize göre öncelikle ve haydi haydi kutlamaları gerekirdi. Çünkü onlar Peygamberimizi bizden daha çok sevip sayan ve hayırlı işler yapmaya bizden daha istekli kimselerdi.

Oysa kâmil anlamda Peygamberimizi ﷺ sevip saymak, O’ na uymak, bağlı kalmak, emirlerini yerine getirmek, sünnetini her yönü ile yaşatmak, getirdiği ilkeleri yaymak ve bu konuda gerek kalble gerek elle ve gerekse dille mücadele vermektir. Muhacir olsun, ensar olsun ilk önce müslüman nesil ile titizlikle onlara uyan sonraki müslümanlar bu yolu benimsemişlerdi.

Oysa bu tip bid’atlara pek düşkün olduklarını gördüklerimizin çoğunluğunun bu konudaki iyi niyetlerine ve kendilerine sevap sağlayıcı olması beklenen içtihad dayanaklarına rağmen Peygamberimizin ﷺ sıkı sıkıya önem verilmesini emretmiş olduğu konularda gevşek ve umursamaz davrandıkları görülür. Böyleleri mushafın dışını süsleyip içini okumayanlara veya içindeki ayetleri okuyup uygulamayanlara benzer.

Bunları camileri süsledikleri halde içlerinde hiç namaz kılmayanlara veya çok az kılanlara yahud süslü tesbih ve seccadeler gibi şeriatte yeri olmayan ve çoğunlukla gösteriş, kendini beğenmişlik ve asıl görevi ihmal etme gibi hastalıklara eşlik eden göz boyayıcı dış görüntü düşkünlerine de benzetebilirsiniz. Nitekim Peygamber Efendimiz ﷺ bir hadisinde “Her hangi bir ümmet amel yönünden bozulunca mutlaka camilerini süslemeye yönelir” buyurmuştur. (Ibn Mâce)

Kaynak : İktidau Sırata’ l- Müstakim

Diğer Yazılar

İlim talebesinin insanlar arasına karışması

Soru: Meşhur selef alimlerinin -Allah onlardan razı olsun- yollarından biri de, halkı ıslah için onların arasına karışmaları ve kusurlarına sabretmeleriydi. Doğru yola davete çabalıyorlardı.

Seyyid Kutub’un Hataları

Paylaştığımız hatalar, Seyyid Kutub’un hataları arasından birkaç tanesidir. Bunun dışında Seyyid Kutub’un başka hataları vardır. Bu paylaşımın amacı, insanlara Seyyid Kutub’un alim olmadığını göstermek

Evliyalar ölüleri diriltebilir mi?

Soru: Ölüleri diriltmek evliyaların kerametlerinden midir? Cevap: Bu iş, (bazı) resullerin mucizelerindendir ve bütün resuller için de geçerli değildir. Hatta Allah’ın, genel olarak ölüleri