Mürcielik nedir ve cehaletin özür olup olmama konusu

Soru: Mürcie (mezhebinin) hükmü nedir? Cahilliği özür olarak görenleri, mürcie olarak nitelendiren kişilerin hükmü nedir?

Cevap: Öncelikle kimlerin mürcie olduğunu belirtmemiz gerekir. Mürcie, ‘iman (sadece) kalbin amelidir’ diyen kişilerdir. Kuşkusuz ki onların bu sözleri bâtıldır. Çünkü, Allah’a isyan ettiğinde insanın imanının azalacağına deliller işaret etmiştir.

Delillerin geneline göre cehalet özürdür. Cehaletinden dolayı kişinin özürlü sayılmayacağına dair kimse delil getiremez. Hatta İslam dinini duymayan kişi için bile özür vardır. Allah Teala dedi ki: { Ve Biz, bir resul göndermedikçe azap edecek değiliz. } (İsra suresi 15. ayetin meali) ve dedi ki: { Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah’a karşı bir hücceti olmasın } (Nisa suresi 165. ayetin meali). Eğer cahillik özür olmasaydı resullerin (gönderilmesine) gerek yoktu. İnsanlar fıtratın gerektirdiği şekilde hareket ederlerdi, Rasûller göndermeye ihtiyaç yoktu. Ama Kur’an ve sünnetin delillerine göre cahillik özürdür. Şeyhülislâm ibni Teymiyye rahimahuLlah ve Muhammed bin Abdulvahhab rahimahuLlah gibi ilim ehli imamlar bunu belirtmişlerdir.

Ancak kişi ilim talebinde gevşek biri olabilir ve bu yönden günaha girer. Yani ilim öğrenmek ona kolaylaştığı halde önemsemez veya bu haramdır dendiğinde önemsemez ve bu konuda ihmalkâr olur ve bu yüzden günaha girer.

Ama bir kişi var ki günah işleyenlerin arasında yaşıyor ve onlar bu yaptıklarını mubah zannediyorlar. Eğer biz bu adam hakkında -ona davet ulaşmadığı- halde o günahkârdır dersek bu söz doğru olmaz. Kardeşlerim, hakikatte biz duygularımıza göre değil şeriatın gerektirdiği şekilde hükmederiz. Allah Azze ve Celle diyor ki: “Rahmetim öfkemi geçmiştir”. Peki biz, yaptığı işin haram olduğu cahilliğinden dolayı aklının ucundan bile geçmeyen bir insanı nasıl sorumlu tutabiliriz. Bilakis şeyhülislâm Muhammed bin Abdulvahhab rahimahuLlah diyor ki: ‘Bizler cahilliğinden ve dikkatsizliğinden dolayı Abdulkadir Geylani’nin ve el-bedevi’nin kabirlerini put haline getirenleri tekfir etmiyoruz.’

(Bir kisi, mürcielerin hükmünü soruyor) … Şeyhin cevabı : Ben, mürcie (fırkasının) İslam’dan çıktıklarını söyleyen (ilim ehlinden) kimseyi bilmiyorum. Hiç şüphe yok ki onlar hata etmişlerdir, birçok delilin delalet ettiği gibi ameller imanın mahiyetine dahildir ve salih amel işlememek imanı eksiltir.

Silsiletul Ligaât elBab elMeftuh 33

Ayrıca bakınız :
[VİDEO] Kardeşini Murcilik ile Suçlamak – Şeyh Albani


السؤال: ما حكم المرجئة ؟ وما حكم من يصف الذين يعذرون بالجهل بأنهم دخلوا مع المرجئة في مذهبهم؟

الجواب: أولاً: لا بد أن نعرف من هم المرجئة ؟ المرجئة هم الذين يقولون: الإيمان عمل القلب، ولكن قولهم هذا باطل لا شك فيه؛ لأن النصوص تدل على أن الإنسان إذا عصى الله -عز وجل- نقص إيمانه، وأما العذر بالجهل فهذا مقتضى عموم النصوص، ولا يستطيع أحد أن يأتي بدليل يدل على أن الإنسان لا يعذر بالجهل، قال الله تعالى:﴿ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّى نَبْعَثَ رَسُولاً ﴾[الإسراء:15] وقال تعالى:﴿ رُسُلاً مُبَشِّرِينَ وَمُنْذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللَّهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِ﴾ [النساء:165] ولولا العذر بالجهل لم يكن للرسل فائدة، ولكان الناس يلزمون بمقتضى الفطرة ولا حاجة لإرسال الرسل، فالعذر بالجهل هو مقتضى أدلة الكتاب والسنة، وقد نص على ذلك أئمة أهل العلم: كشيخ الإسلام ابن تيمية -رحمه الله- وشيخ الإسلام محمد بن عبد الوهاب -رحمه الله- لكن قد يكون الإنسان مفرطاً في طلب العلم فيأثم من هذه الناحية أي: أنه قد يتيسر له أن يتعلم؛ لكن لا يهتم، أو يقال له: هذا حرام؛ ولكن لا يهتم، فهنا يكون مقصراً من هذه الناحية، ويأثم بذلك. أما رجل عاش بين أناس يفعلون المعصية، ولا يرون إلا أنها مباحة، ثم نقول: هذا يأثم، وهو لم تبلغه الرسالة هذا بعيد، ونحن في الحقيقة -يا إخواني- لسنا نحكم بمقتضى عواطفنا إنما نحكم بما تقتضيه الشريعة، والرب -عز وجل- يقول:« إن رحمتي سبقت غضبي»فكيف نؤاخذ إنساناً بجهله وهو لم يطرأ على باله أن هذا حرام، بل إن شيخ الإسلام محمد بن عبد الوهاب -رحمه الله- قال: نحن لا نكفر الذين وضعوا صنماً على قبر عبد القادر الجيلاني وعلى قبر البدوي لجهلهم وعدم تنبيههم. والمرجئة لم أعلم أن أحداً أخرجهم من الإسلام، وهم لا شك أنهم مخطئون، وأن الأعمال داخلة في مسمى الإيمان، كما يدل على ذلك نصوص
كثيرة، وأن عدم عمل الصالحات ينقص من الإيمان

المصدر: سلسلة لقاءات الباب المفتوح > لقاء الباب المفتوح [33]لعقيدة > الإيمان بالله

Diğer Yazılar

İncil’i okumanın hükmü nedir?

Soru: Kur’an okuyan birisinin, İncil’i de okumasının hükmü nedir? Bu iş haram mı yoksa helal midir? (incil okumak caiz midir) Cevap: Kur’an’dan önce indirilen

Selefin Yöneticilere Karşı Çıkma Uslubu

Soru: Minberlerden yöneticileri eleştirmek selefin yolu mudur? Selefin yöneticilere nasihatı nasıldı? Cevap: Yöneticilerin ayıplarını yaymak ve bunları minberlerlerde gündeme getirmek selefin yolu degildir. Çünkü

Hariciler ve Selefiler Farklıdır

Soru : Haricilerin akidesi selefi akidesidir, yani “hariciler selefidir” diyenlere cevabınız nedir? Cevap : Bu söz batıldır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, hariciler hakkında